Üniversitelerde Psikolojik Terör


ÜNİVERSİTELERDE ve İŞYERLERİNDE PSİKOLOJİK TERÖR: Mobbing ve Bullying


Bir işyerinde ya da bir okulda çalışanlara, eğitimcilere ve öğrencilere yönelik sistematik kötü muameleler olabildiğini hepimiz duymuşuzdur. Çalışma yerlerinde çalışanlara ve hizmet alanlara yönelik yaşanan kötü muameleler bu mekanlarda en az 8 saatini geçiren kişiler için ortamı dayanılmaz hale getirebilmekte, iş verimini düşürmekte, çalışanlarla onlardan hizmet alanlar, öğretmenlerle öğrenciler arasındaki iletişimi zedelemekte, birçok fiziksel ve ruhsal sorunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu toplumsal sorunun incelenmesi ve buna yönelik çözüm yollarının aranması bu yazının ana konusudur.

Sözlük anlamı “çeteleşme, etrafını kuşatma, rahatsız etme, sıkıntı verme, yıldırma, bezdirme” olarak açıklanabilecek mobbing, çalışma dünyasında bir kişiyi aşağılama, duygusal taciz ve terör, tahrik, haksız suçlamalar vb. uygulamalarla işyerinden uzaklaştırma eylemi olarak tanımlanır. Psikolojik şiddet, baskı, zorbalık, tahrik ve rahatsız etme unsurları içerir. Kavram ilk kez 1960’lı yıllarda hayvan davranışlarını inceleyen Kondrad Lorenz tarafından kullanılmış, Lorenz bir grup küçük hayvanın yalnız olan "büyük" bir hayvana yönelik tehdit edici davranışlarına ‘mobbing’ ismini vermiştir.

1980’li yıllarda mobbing kavramını iş hayatına uygulayarak bir çığır açan araştırmacı ise İsveçli endüstri psikoloğu Heinz Leymann olmuştur. Leymann okullarda ve iş yerlerinde uygulanan psikolojik terörü ikiye ayırmış, okullarda uygulanan saldırı hareketlerine fiziksel şiddeti de içeren ve Türkçede “zorbalık” anlamına gelen “bullying”, işyerlerinde uygulananlara ise psikolojik şiddet anlamına gelen ve Türkçede “yıldırma” olarak kullanılan “mobbing” karşılığını vermiştir. Mobbing ve bullying bir arada yaşanabilen kavramlardır. Leymann’a göre işyerindeki kötü muamelenin mobbing (psikolojik yıldırma) olarak tanımlanabilmesi için;

-Sistematik ve bilinçli olması,
-Haftada en az 1 kez,
-En az 6 ay boyunca tekrarlanması gerekir.


Academic bullying (akademik zorbalık) aynı seviyedeki bireyler arasında uygulanırsa ‘yatay’; bir üst tarafından bir çalışan ya da öğrenciye uygulanırsa ‘aşağı yönlü’; veya bir ast tarafından bir üste uygulanırsa ‘yukarı yönlü’ olarak tanımlanır. Sürekli ve düzenli olarak tekrarlanan zorbaca hareketler kişiye psikolojik, psikosomatik, fizyolojik ve sosyolojik olarak zarar verir. Mobbing uygulanan kişiler genelde okulun/ işyerinin başarılı, üretken, çalışkan ve dikkat çekici kişiler olup bu kişilerin birey haklarını savunan, gördüğü yanlışları söyleyen dobra kişilikler, yüksek başarılara imza atan, dini ve kültürel azınlıklara mensup olan veya tam tersi herhangibir ‘gruba’ dahil olmayanlar arasından çıktığı görülür.

Mobbing ve bullying özellikleri düşünüldüğünde kurbanın çevresinde gittikçe büyüyen bir etki oluşturacak şekilde diğerlerini de zehirleyen bir virüs gibidir. Bu sebeple kümülatif (giderek artan) bir grup eylemi olarak görülmelidir. Mobbing iş güvenliğinin yüksek olduğu, çalışanların iş tanımının yapılmadığı, kötü yönetilen kurumlarda görülür. Mobbing ve bullying’in ortaya çıkma nedenleri şöyle sıralanabilir:


1.Yöneticilerin liderlik vasfının yetersizliği,
2.Yöneticilerin eşit ve adaletli davranmaması,
3.Üst düzey yöneticinin her sözünün emir kabul edilip körükörüne inanılması ve en ufak bir şekilde sorgulanmaması,
4.Yönetimde saydamlık olmaması,
5.İşyerinde/okulda etik değerlerin ve duygusal zekanın yerleşmemiş olmaması,
6.Stresli ve monoton çalışma ortamı,
7.Performans (iş değerlendirme) kriterlerinin oluşmaması,
8.İşyerinde/ okulda çatışmaları çözecek stratejilerin geliştirilmemiş olması,
9.Çalışanlar arası rekabet,
10.İş yoğunluğu,
11.Pozisyona uygun kişilerin işe alınmamış olması,
12.Hiyerarşik sistem yapısı,
13.İşyeri/ okul içinde iletişim kopukluğu,
14.İnsan kaynakları yönetimine önem verilmemiş olması,
15.Organizasyonda birdenbire radikal değişimlerin gerçekleşmesi,
16.İşyerindeki/ okuldaki çalışan sayısının bilinçli olarak azaltılmak istenmesi,
17.Organizasyonda ilgi açlığı yaşayan, övgüye aşırı değer veren, kişisel yetersizlikleriyle başa çıkamayan yöneticilerin olması.

Mobbing bürokratik bir yapılanmanın olduğu devlet dairelerinde, eğitim kurumlarında daha fazla görünür. Yanı sıra tıp, banka, sigorta sektörü, satış elemanları ve teknik çalışanlar arasında görülme oranı da yüksektir.

Mobbing ve Bullying Davranışları Nelerdir?

Bir işyeri veya okulda psikolojik yıldırma uygulandığı sonucuna varmak için gereken kriterler aşağıdaki gibi sıralanabilir. Her bir mobbing uygulaması farklı özelliklere ve sürece sahip olduğundan bu gruplar ve maddeler aynı sırayla gerçekleşmeyebilir.


I. ADIM
Mağdurun Kendini Göstermesini ve İletişimini Engelleme

1. Kendini ifade etme olanakları engellenir.
2. Konuşmasına izin verilmez.
3. Yaptığı iş veya performansı eleştirilir.
4. Özel yaşamı haksızca eleştirilir.
5. Telefonla rahatsız edilir.
6. Sözlü ve/ya yazılı olarak tehdit edilir.
7. Doğrudan bağırılır.
8. İletişim kurma mimikler, bakış veya mesafe ile reddedilir.
9. Diğerleri hareketlerini takip eder.


II. ADIM
Mağdurun Sosyal İlişkilerine Saldırma

1. Mobbing uygulayanlar mağdurla konuşmaz.
2. Diğerlerinin mağdurla konuşması engellenir.
3. Mağdura ayrı bir çalışma ortamı verilir.
4. Mağdur görmezden gelinir.


III. ADIM
Mağdurun Saygınlığına Saldırıda Bulunma

1. İnsanlar mağdur hakkında dedikodu yapmaya başlar.
2. Mağdurun ruhsal açıdan dengesiz olduğu düşünülür.
3. Mağdurun dini/ politik görüşleri, özel yaşamı, milliyeti ile dalga geçilir.
4. Mağdura kendine güveninin zedeleyecek işler yaptırılır.
5. Mağdurun kararları ve performansı her zaman yargılanır.
6. Mağdur saygısızca lakaplarla çağrılır.
7. Mağdur ruhsal tedavi görmeye ikna edilmeye çalışılır.


IV. ADIM
Mağdurun Yaşam Kalitesi ve ve Mesleki Durumuna Saldırma

1. Mağdur hiçbir özel göreve verilmez.
2. Mağdurun görevleri ertelenir veya geri alınır.
3. Mağdura sürekli olarak özel yetenek gerektirmeyen önemsiz ve gereksiz görevler verilir.
4. Gereksiz ince detaylı, takıntılı ve birbirini tekrar eden işler yaptırılır.
5. Mağdura kendi uzmanlık alanı dışında zaman zaman çok özel bir donanım gerektiren, bazen de hiçbir yetenek gerektirmeyen görevler verilir.
6. Mağdurun görev ve sorumlulukları sürekli olarak değiştirilir.
7. Mağdurun evi veya ofisine zarar verilebilir, saldırılabilir.


V. ADIM
Mağdurun Mal ve Can Güvenliğine Saldırma

1. Mağdur zor fiziksel görevler üstlenmeye zorlanır.
2. Mağdura fiziksel şiddet tehditleri yapılır.
3. Mağdura küçük fiziksel zararlar verilir.
4. Mağdur cinsel tacize maruz kalır.


Yukarıda açıklanan maddelere göre, psikolojik yıldırmaya uğrayanlar “çoğunlukla idealist, çalışkan, dürüst, üretken insanlardır" ve iş yaşamında başarıları kıskanıldığından ilerlemeleri engellenmeye çalışılır. Mağdura yönelik psikolojik şiddetin örgütsel yapılanmadan, iş kaybı korkusundan, çalışma arkadaşlarının destek olmamasından, çatışma ortamına girmekten çekinmesinden dolayı devam ettiği söylenebilir.


Mobbingin Nedenleri

İşyeri ve okullarda uygulanan mobbing ve bullying uygulamalarının temel nedeni birey/ grup, birey/ birey çatışmasıdır. Farklı kuramcı ve araştırmacılar bu temel düzlemin farklı boyutlarına odaklanmıştır. Bakış açıları farklılaşsa da psikolojik yıldırma ve şiddet uygulamalarının esas olarak “gücü elinde tutan ya da güce ulaşabilen” bireyin merkezde olduğu bir ‘tehdit’ eylemi olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Mobbing çok yönlü bir etki yaratmasına rağmen, bu süreçten en çok zarar gören mobbing mağdurudur. Çünkü mobbing sürecinin kurallarını mobbingi yapan belirler ve mobbing mağduru tek başına bu kuralları değiştiremez.

İşyerinde/okulda psikolojik yıldırma ve zorbalık sürecini tanımlamak/ anlamak ve çözümlemek için aşağıdaki bileşenleri incelemek gerekir:


1. Mobbing uygulayan(lar)ın kişisel özellikleri.
2. Mobbing uygulanan(lar)ın kişisel özellikleri.
3. İşyerinin sosyal özellikleri.
4. İşyerinin yapısı.

► Mobbing ve Bullying Uygulayanların Kişisel Özelikleri:

Genel olarak psikolojik şiddet uygulayanların kişilik yapıları incelendiğinde, bu kişilerin “ilgi ve övgüye aşırı derecede ihtiyaç duyan, kendi eksiklerini telafi etmek için yıldırma ve zorbalığa başvuran korkak, güçsüz ve güvensiz” insanlar olduğu görülür. Sevgi ve ilgi ihtiyacı içeren ortamlarda yetişmiş, sıklıkla yaşamları boyunca uyguladıklarına benzer psikolojik yıldırma eylemleriyle karşı karşıya kalmış, otoriter ve faşizan eğilimler sergileyen bu aktörler “mükemmeliyetçi ve eleştiriye tahammülü olmayan”, mutsuz insanlardır. Mobbing ve bullying uygulamaları esas olarak birer “saldırı ve çatışma” eylemi olduğundan bu aktörlerin kişisel/ psikolojik/ sosyolojik altyapılarını anlamak önemlidir. Bu aktörlerin temel kişilik özellikleri şöyle sıralanabilir:

1. Narsist kişilik: Sosyal açıdan yetersizdirler. Korktukları kişileri denetim altına almak için “kontrolsüz ve çoğu zaman net biçimde anlaşılmaması için gizledikleri bir güç” kullanırlar ve kendilerini diğerlerinden üstün görürler.


2. Antipatik kişilik: Aşırı denetleyici, sinirli ve korkak bir yapıya sahiptirler. Ellerindeki güçle yetinmez ve daha güçlü olmaya çalışırlar. İstediklerine ulaşmak için çalışmak ve emek harcamak yerine kötü niyetli ve hileli yöntemlere başvururlar. Durumun ortaya çıkmasını engellemek için yalan söyleyebilir, kişileri yanıltabilir ya da sahte belge düzenleyebilirler.


3. Tehdit altında benmerkezci kişilik: Mobbing aktörü şişirilmiş bir benlik olgusuna sahip ise, hoşuna gitmeyen bir durum karşısında aşırı tepki gösterebilir. Kendine güvensizliği ve iç çatışmaları sebebiyle aşırı duygusaldır ve bu durumu gizlemek için tepki katsayısını giderek arttırır.


4. Önyargılı ve duygusal kişilik: Mobbing aktörlerinin davranışlarının rasyonel temeli yoktur. Bu kişiliğe sahip aktörler dinsel, sosyal, etnik özellikler ya da mağdurun yüksek performansı, donanımı, fiziksel özellikleri, elde ettiği bir fırsat, terfi, ödül gibi sebeplerle harekete geçerek mağdur üzerinde şiddet uygulayabilir.


5. Kendi kurallarını işyeri/ üniversite politikası haline getirmeye çalışan kişilik: Mobbing uygulayan aktörler başkalarını baskı altına almak için inisiyatiften değil boyun eğişten; özerk davranışlardan, düşünce özgürlüğü, motivasyon, bilgilenme ve yaratıcılıktan değil korku, sessizlik, durgunluk ve eylemsizlikten medet umar. Sürekli kural hatırlatır, yeni kurallar koyarlar.



►Mobbing ve Bullying Uygulananların Kişisel Özelikleri:

Mobbing ve bullying her toplumda, her çalışma ortamında, herkesin başına gelebilir. İşyerine yeni gelen, önemli bir başarı göstermiş, grup içerisinde yalnız kalan ya da diğerlerinden farklı görünen kişiler psikolojik yıldırmaya maruz kalmaya daha açıktır. Mobbing kurbanlarının “mağdurların hakkını aramaktan çekinmeyen, çatışmadan kaçan, dürüst, iyi niyetli, işini çok iyi yapan, çalışma ilkelerinden ödün vermeyen, işleriyle özdeşleşen, güvenilir kişiler” oldukları görülmektedir. Kadın çalışanların erkek çalışanlara; yaşlı çalışanların genç çalışanlara; alt düzey çalışanların üst düzey çalışanlara göre daha fazla mobbinge maruz kaldığı görülmektedir. İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Hülya Gül, “İş Sağlığında Önemli Bir Psiko-Sosyal Risk: Mobbing- Psikolojik Yıldırma” adlı yazısında mobbing ve bullying uygulamasının nedeni olarak mağdurun iletişim özellikleri, performans azlığı, işyerine uyumsuzluk gibi nedenlerin incelendiğini ancak bu konuda anlamlı bağlantılar kurulamadığını belirtmektedir. Mağdurun psikolojik yıldırmaya maruz kalmasının devam etmesi “utancından durumu kimseyle paylaşamama, iş kaybı korkusu, çatışma ortamına girmekten çekinme, çalışma arkadaşlarının destek olmaması” gibi nedenlere bağlanabilir.

►İşyerinin Sosyal Özellikleri:

Ülkenin sosyo-ekonomik yapısı ve toplumsal gelişmeler işyeri/okuldaki mobbing uygulamalarını etkiler. Baskıcı ülke yapılarının totaliter kültürü empoze eden anlayışları “kapitalist yaşam biçiminin empoze etiği aşırı rekabet, aşırı verimlilik baskısı, bencillik, sadece kendini düşünme, ahlaki ilke ve değer kaybı” gibi faktörler mobingi tetikler.

►İşyerinin Yapısı:

Çalışma ortamının havası, çalışma ortamı sorunları ve yüksek stres bir işyerinde mobingi tetikleyen unsurlardır. Bir işyerindeki dengesiz yapının sebepleri şöyle sıralanabilir:

- iş tanımlarının belirsizliği
- liderin yetersizliği
- mağdurun yetersizliği
- çalışma ortamındaki etik değerlerin eksikliği


Bir işyerinde uygulanan mobbing ‘tepeden tırnağa/ ayaktan başa’ kadar herkesi etkiler. Çalışma ortamında uygulanan mobingin ‘bedeli o kadar ağırdır ki işyeri, bunu kendi varlığıyla ödemek zorunda kalabilir’.


Bir Örnek Yaşantı: Psikolojik Saldırılara Maruz Kalmış Bir Akademisyenin Dilinden

Aşağıda sunulan ve bir akademisyenin kendi çalışma hayatında yaşadıklarına dair yazdıkları buraya kadar anlatılan unsurları örneklemektedir. İstanbul’da kendi alanında “en iyilerden biri” olarak bilinen bir devlet üniversitesinde, güncel bir tarihte yaşanan bu olaylar, iş yaşamında karşılaşılabilecek psikolojik terör olaylarının sadece bir kısmıdır. Bir eğitim kurumu olduğu kadar bir işyeri de olan üniversitede yok sayma, hor görme, saygısızlık, tahrik gibi uygulamalar da sıklıkla karşılaşılan problemli tavırlardır. Bu tavırların ana kaynağı yönetici kademelerinin yetersizliği ve ilgisizliğidir. Bu uygulamaların sadece bir kişinin başına gelmediğini ve dünyadaki herhangibir işyerinde de rastlanabilen kötü muamele yöntemleri olduğunu bilmek kişinin bilinçlenmesini ve yaşadıklarını paylaşmasını sağlayacaktır. Bu tarz “sessiz baskılara” yönelik en iyi savunma biçimi “sorunun sesini açmaktır”.


1.Burada birine bir şey sorduğunuzda, söylediğinizde ya da selam verdiğinizde size cevap verilmeyebilir. Bu tür ortamlarda sessizlik her zaman sesten daha çok tercih edilir. Sessizlik düzen ve disiplinin bir parçası olarak görülür ancak aslında stres, korku ve yılgınlığın göstergesidir.

2.İnsanlar sizi görmezden gelir. Yine de “merhaba” deyip bir şey sorar ya da yanlarına oturursanız bu sefer de sizi yeni fark etmiş gibi davranırlar. Siz durumu yanlış anladığınızı sanırsınız ama aslında bu yanılsamayı karşınızdaki bilerek yaratmıştır.

3.Bu tür okullardaki yöneticiler hayallerinde kurduklarını gerçek sanır. Bu baskıcı tavırlarının en önemli nedenidir. Hayallerini gerçekmiş gibi değerlendirmeye ve insanları yargılamaya çalışır, sonuç alamadıklarında sinirlenir, en kısa zamanda bir suçlu bulmaya çalışırlar. Hayallerinde yarattıkları suçluyu, gerçek yaşamda bir şey yapmış gibi cezalandırırlar. Kendilerinden ve hayal güçlerinden menkul “sanal güçlerini” başka insanların hayatlarını etkilemede kullanmaktan en ufak bir beis duymaz, kendilerini sorgulamaz, vicdan muhasebesi yapmazlar. Mağdurlara durumu açıklama gereği duymazlar. Başına neden böyle bir şey geldiğini anlamaya çalışan mağdurun alabileceği tek açıklama “hayırlısı” şeklinde olacaktır.

4.Ortalıkta dolaşan malumatı gerçek sayar, buna kendilerini inandırır ve bu kolaycılıktan zerre kadar rahatsızlık duymazlar. Bahsi geçen konuyla ilgili kişilere hiçbirşey sormadan - çünkü bunu her zaman çok korkutucu bulurlar!- kulaktan dolma, çoğu da yanıltıcı bilgilerle kendilerini oyalarlar.

5.Bu okullarda birisi ile görüşmek için (randevunuz olsun ya da olmasın) mutlaka beklemek zorundasınızdır ve bu bekleyiş saatlerce sürebilir. Sizde bu bekleyişin normal, genel ve hatta “gerekli” olduğu izlenimi verilir. Üstelik o kadar süre kendi isteğinizle boş boş oturuyormuşsunuz gibi bir hava yaratılır. Sonunda görüşme gerçekleşirse, bu kadar beklemiş olmanızdan hiç bahsedilmez, kaybedilen zamanınız önemsenmez, kimse sizden özür dilemez. Bekleyişinizin süresi, görüşmek istediğiniz kişinin makamı yükseldikçe artar.

6.Kişi beklerken aynı yerde mümkün olduğunca uzun oturması adettendir. Beklenilen yer genellikle havasız ve ışıksızdır. Beklerken sıkıntıdan dışarıdaysanız sigara, içerdeyseniz çay içersiniz. Bu stress ve geriliminizi daha da arttırsa da en azından bir hareket sergilemiş olmak bekleyeni bir nebze rahatlatır.

7.İlgi ve bilginizin olmadığı konularla ilgili ayrıntılı sorular sorup, bunlarla ilgili evraklar düzenlemenizi ister, hatta bilmediğiniz evrakları imzalamanızı beklerler. Ne olduğunu anlamaya çalışmanız onları fazlasıyla sinirlendirir ve sizin tam bir asi olarak yaftalanmanızı sağlar.

8.Yöneticilerin ikram ettiği çayın reddedilmesi ya da “buyurun, oturun” gibi tekliflere yanıt verilmemesi olumsuz bir imaj yaratır. Sırf çay içmiyorsunuz diye bile işleriniz aksayabilir.

9.Bununla birlikte yöneticilerden herhangi birisine ikramda bulunmak, onlara hizmet etmek, çantalarını taşımak, onlar için alışverişe gitmek, hediye almak her durumda karşılığı kısa zamanda alınabilen manevralardır. Kısa yoldan “onaylanmak ve takdir görmek” isteyen bireyler bu tür yöntemlere başvurur ya da diğerleri tarafından başvurmak zorunda bırakılır.

10.İki kişi konuşurken bir üçüncü rahatça, pervasızca ama sert bir şekilde araya girip sizin konuşmanızı kesebilir. Diğerlerinin ne konuştuğuyla ilgilenmez. Sadece konuşmayı kesmek ve konuştuğunuz kişiyi oradan uzaklaştırmak için bir bahane bulur ve kullanır. Çünkü bu tür kurumlarda iki ya da daha fazla kişinin bir araya gelip iletişim kurması oldukça tehlikeli ve istenmeyen bir durumdur. İnsanlar dertlerini paylaşıp, birbirlerine destek olursa manipüle edilmeleri zorlaşır.

11.Birden fazla insan sohbet halindeyse de sohbet rahatça ve hiçbirşey olmamış gibi dağıtılabilir. Böyle durumlarda genelde gruptakilerden biri azarlanır. Birinin azarlanması sırasında sohbete katılan diğerleri de sessizce ve “sanki bir şey yapmışlarcasına utanarak” orayı terk eder. Kimse kaldığı yerden konuşmaya devam etmek için bir çaba sarfetmez.

12.Konuşma sırasında karşınızdakinin monologlarını kesip araya karışmanıza, sizin de fikrinizi söylemenize izin verilmez. Arada kendi fikrini söylemeyi başaranlar ister akademisyen ister öğrenci ister memur olsun okul yöneticileri tarafından sevilmez, okulda ‘başarısız ve uyumsuz’ ilan edilir.

13.Sohbet sırasında, konu akışı içerisinde birden bunu kesen sorularla konsantrasyonunuz bozulur, hikaye dağıtılır, böylece anlatacaklarınız hoşa gitmeyecekse bir nevi ön sansür uygulanarak konuşma kesilir. Bu karşıdakinin fazla konuşmasını engellemek ya da “eğlenerek anlattıklarıyla eğlenmeyerek onun eğlencesini sonlandırmak” için de uygulanabilir.

14.En ince ayrıntısına kadar bireyin özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde planlanmış olan kurumsal yapıları rahatsız eden en ufak bir hareketinizde bembeyaz suratlarla karşılaşırsınız. Bunun sebebi öğlen tatillerinde akademisyenlerin öğrencilerle konuşması, birlikte yemek yemesi ya da bir öğrencinin koluna dövme yaptırması gibi “aykırı” (!) durumlar olabilir.

15.İnsanlar tek başlarına dolaşmaz, genelde ikili bazen de üçlü ve dörtlü gruplar halinde toplanırlar. Bunun bir sebebi çalışanların ya da öğrencilerin tek başlarına yönetimden biriyle karşılaştıklarında kendilerini yalnız, savunmasız ve güçsüz hissetmeleridir. Aksine iktidar sahipleri de bireyleri yalnız başlarınayken yakalamaya ve onları bir tanık olmadan azarlamaya, sindirmeye çalışır. En gizli çekişmeler iki kişi arasında, “gözlerden uzak” ortamlarda geçer. Ancak bazen bu durumun tersi de gerçekleşir; gözdağı verme amacıyla topluluk içinde kişiler aşağılanıp, horgörülebilir.

16.Neredeyse hiç kahkaha atılmaz, fazla gülünmez, nadiren gülümsenir.

17.Yalan söylenir. Sürekli yalan söylenir. Kafalarda karşı tarafın vereceği cevaba karşılık nasıl yeni bir yalan söyleneceği hesaplanırken, bir taraftan anlamsız ifadelerle konuşmaya devam edilir. Yalan psikolojik-şiddet uygulayanların stratejik yöntemi, mağdurların can simididir.

18.Bir şey talep ya da ibraz etme durumunda imalı bakışlar ve sessiz süzüşlerle karşıdaki huzursuz edilir. Talepkar kişi ne olduğunu anlamasa da kafasında soru işaretleri oluşur, gerilir. Bu tür durumlar üst üste yaşandığında yavaş yavaş bir daha herhangibir bir talepte bulunamaz hale gelir, hatta soru sorması bile giderek zorlaşır.

19.Çoğunlukla kalabalık bireyi dışlar, onu da gruba katma çabası nadiren sergilenir. Aynı yaş, sınıf, cinsiyet grubunda olmayanlar diğerleriyle kaynaşma çabası göstermez. Uzaktan diğerleri hakkında fikir yürütme, yorum yapma veya dedikodu yapmayı tercih eder.

21.İnsanlar kendi yaptıkları ya da yapacaklarıyla ilgilenmek yerine başkalarının ne yaptığını öğrenme çabasına düşer. Hatta başkalarının ne yapacağını kestirmeye çalışıp, onaylamadıkları durumların gelişmesini engellemek için önlem almaya çalışır. Böylece, birçokları diğerlerinin “gönüllü polisi” olur, bunlar istemedikleri kişileri mesela "ajan" olmakla suçlayabilir, bunu yapmayı görev edinip kendilerinden menkul bu hareketlerinden "onur" duyabilir.

22.Genellikle sanattan hoşlanmadıkları gibi matematiksel hesaplamaları da sevmezler. Kesin sonuçları ilgi çekici bulmaz, rakamları da sorgulamaya başlayıp, onları bir kenara bırakıp satır aralarından bir anlam çıkarmaya çalışırlar. (bu tavır her zaman olumsuz bir durum olmayabilir ancak metindeki diğer maddelerle bir araya geldiğinde sorunludur.)

23.Mütemadiyen ‘niye’ diye sorar ama cevabını dinlemez, anlayamadıklarını ileri sürüp anlatılanları beğenmez, “kimse dinlemiyor” deyip konuşanları sustururlar.

24.Sessiz, suskun, cansız ve renksiz görünür; öyle olmayanları da “niye mutlu, renkli ya da keyifli oldukları” sorusuyla bu hale gelinceye kadar bezdirirler. İstedikleri zaman istedikleri kişiyle, istedikleri kadar ve istedikleri konuda konuşur, bu konuşmayı istediklerinde keserler. Tüm bu tavırların nedeni başa çıkılamayan sorunlar yüzünden hissedlen çaresizliktir.

25.Orijinalliğe, orijinal fikirlere, yeni düşüncelere hiçbir şekilde tahammülleri yoktur. Onların faydasına bile olsa yeni bir fikri değerlendirmezler.

26.Empati kurmaz, sempati duymaz ve bu hareketleriyle ilgili bir mazaret bulma gereği bile hissetmezler. Bunun sebebi ve amacını anlamak zordur. Kendilerinin de bildiğinden şüpheliyim.

27.İnsanları sevmedikleri gibi hayvanları da sevmez, diğerlerinin de ne insanları ne de hayvanları sevmelerini istemezler.

28.Yaptıkları olumsuz baskı ve şiddet sonucu üzülen, sesi tireyen, morali bozulan ve ağlayan insanları görmekten hiç hoşlanmazlar. Horgörülünce ağlayanları daha fazla azarlar ve alınganlıkla suçlarlar.

29.Tüm bu anlatılanlar sık sık tekrarlansa da, hiçbirşey olmamış gibi davranıp; bu olumsuz tavırlardan etkilenenleri de “zayıf” olarak etiketlerler. Böyle kendileri tekrar “güçlü” ilan eder ve kendi gözlerinde mobbing döngülerini meşrulaştırmış olurlar.


Mobbing ve Bullying Uygulamalarının Mağdurlar Üzerindeki Etkileri

Çalışma yerlerinde, okullarda kendilerine psikolojik şiddet uygulanan kişilerin yaşadığı psikolojik ve fiziksel sonuçlar şunlardır:

1.Psikosomatik şikayetler
2.Depresyon
3.Anksiyete (Endişe)
4.Post-travmatik stress bozukluğu
5.Saplantı
6.Dikkati toplayamama
7.Aşırı uyku hali
8.Anlamsız korkular ve heyecanlar
9.Yüksek tansiyon, taşikardi
10.Ellerin terlemesi ve titremesi
11.Baş, bel ve sırt ağrıları
12.Mide, bağırsak rahatsızlıkları
13.Terkedilmişlik duygusu
14.Yalnızlık/ çaresizlik düşüncesi
15.İsteksizlik
16.Enerjisizlik
17.İştahsızlık
18.Özgüven ve özsaygının yitirilmesi
19.Herkesi aynı şekilde olumsuz görüp, kişilere karşı önyargılı davranma
20.İçe kapanma ve kendini soyutlama
21.Dağınıklık, düzensizlik
22.Aile içi ilişkilerin aksaması
23.Özel yaşamda hareketliliğin ve özenin azalması
24.Yeme düzensizlikleri (aşırı yeme veya az yeme)
25.Deri üzerinde döküntüler, kaşıntılar
26.Aşırı alınganlaşma
27.Umarsızlık
28.Çabuk sinirlenme
29.Kabalaşma
30.Kişisel ilişkilerde sorunlar yaşama
31.Komşuluk ilişkilerinde bozulma
32.Yeni tanışılan kişilere karşı önyargılı davranma
33.Sigara ve/ya alkol kullanımında dalgalanmalar.

Kısacası mobbing ve bullying uygulanan kişinin motivasyonunda bir azalma görülür. Bu durumun sonucu olarak çalışanlar işe isteksiz gelme, devamsızlık, işe geç kalma, işyerinde huzursuzluk yaşama, işyerinde odasına kapanma, uzun süreli hastalıklar yaşama ve izin alma, işyerinde uzmanlık veya alan değiştirme, işyerini sabote etme gibi tepkiler gösterirler.


Ne Yapmalı?

Buraya kadar anlatılanlardan ortaya çıkan tablo işyerinde psikolojik terörün kişisel kıskançlıklar ve toplumsal yapının bir arada işlediği bir tehdit mekanizması olduğu, sinsi ve sessizce ilerlediği için boyutlarının ne derece büyük olduğunun anlaşılamadığı ve işyerinde çalışanları içeriden kemiren bu şiddet eylemiyle başa çıkmanın ilk yolu, ona karşı sessiz kalmamaktır.
Psikolojik terör ve cinsel taciz gibi toplumda ifadesi zor olan sorunlarla mücadelenin temel taşları,


-Sorunun adının konması
-Gerekli önlemlerin alınması
-Olayın afişe edilmesidir.


Psikolojik şiddetin var olduğunu gösteren semptomlar saptandığında farklı durumlardaki şiddet mağdurları bir araya toplanmalı, birbirlerinin deneyimlerini paylaşarak bir ‘terapi grubu’ gibi sorunlarını birbirlerine anlatmaları çözüm bulmada önemli bir yoldur. Psikolojik şiddet mağdurlarının sorumlunun kendileri olmadığını anlaması ancak böyle mümkün olacaktır. Şiddete maruz kalan kişinin kendi başına bilinmezlik ve çaresizlik içinde duyduğu korku, endişe ve kızgınlıkla tek başına mücadele etmesi çok zordur. Ancak kişiler yaşadıklarının ne olduğunu öğrenmeye başladıklarında hem geçmiş deneyimlerini hem de şu anda yaşadıklarını daha gerçekçi bir bakış açısıyla algılayabilir, sorunlarına çözüm geliştirebilirler. Böylece duydukları korkunun şiddeti de büyük oranda azalır.

Mobbingi engellemenin bir diğer önemli adımı işyeri/okuldaki kişisel ilişkilerin geliştirilmesi, bireylerin kendini ifade etmesini engelleyen baskı ortamının çözülmesi, çalışma ortamındaki gelişmelerin neden/sonuç ilişkileriyle açıklanarak yanlış anlamaların engellenmesi, olumsuz tavırlara karşılık verme anlayışının değil, olaylara soğukkanlı ve rasyonel bakabilmenin sağlanması, ikili ilişkilerde kendini karşındakinin yerine koyabilme yetisinin (empati) geliştirilmesidir. Böyle büyük çaplı bir kültürel ve psikolojik değişim uzun ve yorucu bir süreçtir. Bu süreçte mobbinge karşı farkındalığı arttırmak, bakış açısını değiştirmek, örgüt içerisinde yöneticiler ile çalışanlar/ akademisyenler ve akademisyenler/ akademisyenler ve öğrenciler arasındaki sosyal ilişkileri güçlendirmek, çalışanların sosyal konumunu iyileştirmek, başkalarının özgürlüklerine saygı duymanın önemini vurgulayıcı tavırlar geliştirmek gerekir. Bir işyerindeki herkes psikolojik tacize karşı duyarlı olmalı, bu zararlı toplumsal virüsü yeniden üretecek tüm mekanizmaları ısrarla sabote edip, ortadan kaldırmalıdır.

Aşağıda sıralanan stratejiler mobbing ve bullying hedefi olan kişilere yardımcı olabilecek yöntemlerdir:

-Profesyonel yaşamınız için uzun ve kısa vadeli tüm seçenekleri detaylı bir şekilde değerlendirin; geleceğiniz için planlar yapın.

-Duygusal kontrolünüzü geliştirmeye çalışın. Kontrolünüzü kaybetmediğiniz gibi yaşadığını olumsuz olayları içinize atarak size zarar vermesini de engelleyin. Haklı olduğunuzu düşünseniz ve o an daha iyi hissedecek olsanız bile bir mobbing saldırısıyla karşılaştığınızda hemen yanıt vermeyin; güvenebileceğiniz bir kişinin yanına ve rahat hissedeceğiniz bir mekana gidin.

-Her şeyi belgeleyin. Belgelerinizi güvenli bir yerde tutun. Bunun için çalışma yerinizdeki bilgisayarı kullanmayın.

-Fazla tepki verdiğinizi düşünüyorsanız güvendiğiniz bir meslektaşınız, bir psikolog, bir avukat veya yasal bir danışmanın fikrini alın.

-Kendinize iyi bakın, egzersiz yapın, beslenmenize ve uykunuza dikkat edin.

-Kendinizi marjinalleşmiş görüyorsanız, zaman ve enerjinizi işinizle ilgili faaliyetlere ayırın.

-Mobbinge uğrayan biri gördüğünüzde ona destek olun. Hakkında çıkartılacak olası dedikoduları engellemeye ve çürütmeye çalışın.

-Kendinizi suçlu hissetmek yerine, psikolojik tacize maruz kalmanızın “aslında sizin başkalarını kıskandıracak kadar başarılı olduğunuzu gösteren” bir unsur olduğunu hatırlayın.


SONSÖZ

Mobbing mağdurları kişisel ve profesyonel destekle, bu şiddet eyleminin üstesinden gelebilir. Yapabileceklerinizin tümünü denedikten sonra mobbing saldırıları hala devam ediyorsa, azalan görev ve sorumluluklarınıza üzülmek yerine, bunu akademik çalışmalar ve profesyonel gelişime yönelik adımlarınız için bir boş zaman ve enerji olanağı olarak düşünün. Keyfinizi bir de kendiniz kaçırmayın, moralinizi yüksek tutun ve gelecek için önünüzün açık olduğuna inanın. Bu saldırılarla mücadele ederek başa çıkmış ve ilerleyen yıllarda kendi alanlarında çok başarılı olmuş birçok örnek kişi olduğuna emin olabilirsiniz. Bu konuda bilgilenme bakış açınızı değiştirecek, bakış açınızın değişmesi sizi bilinçlendirecektir. Böylecee üzerinizde olduğunu varsaydığınız kara bulutların çoğu dağılacaktır.



KAYNAKLAR:

1.Prof. Heinz Leymann. The Mobbing Encylopedia. (http://www.leymann.se/English/frame.html, 22.06.2010)
2.Prof. Kenneth Westhues. Workplace Mobbing in Academe. (http://arts.uwaterloo.ca/~kwesthue/mobbing.htm, 22.06.2010)
3.Işıl Tutar, Mehmet Can Başlama, Nihan Kütahnecioğlu, Özge Dereli. İşyerinde Mobbing- Duygusal Taciz: İzmir’de Bir Uygulama Örneği. (www.mskongre.org/doc/isiltutar.doc, 22.06.2010)
4.Hülya Gül. İş Sağlığında Önemli Bir Psikososyal Risk: Mobbing- Psikolojik Yıldırma. TAF Preventive Medicine Bulletin, 2009:8 (6). (http://www.korhek.org/khb/khb_008_06-515.pdf, 22.06.2010)
5.E. Yelgecen Tigrel & O. Kokalan. Academic Mobbing in Turkey. International Journal of Behavioral, Cognitive, Educational and Psychological Sciences. 1:2 2009. (www.waset.org, 22.06.2010)
6.I. Tutar, M. Can Başlama, N. Kütahnecioğlu, Ö. Dereli. İşyerinde Mobbing- Duygusal Taciz: İzmir’de Bir Uygulama Örneği. (www.mskongre.org/doc, 22.06.2010)
7.Prof. Pınar Tınaz. İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing). Çalışma ve Toplum. 2006/4. (http://www.calismatoplum.org/sayi11/tinaz.pdf, 22.06.2010)
8.Doç. Dr. Sabahat Bayrak Kök. İş Yaşamında Psiko- Şiddet Sarmalı Olarak Yıldırma Olgusu ve Nedenleri. 14. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi Bildirisi, 2006. (http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/sos_mak/makaleler/Sabahat%20BAYRAK%20K%C3%96K/K%C3%96K,%20SEBAHAT%20BAYRAK.pdf, 22.06.2010)
9.Fatih Taşpınar ve Halil Saylı. Mobbing and Bullying In The Workplace and How You Survive If You Are Mobbed? (http://ces.epoka.edu.al/icme/10.pdf, 22.06.2010)
10.The Mobbing Portal, Top Ten Movies About Ganging Up. (http://www.mobbingportal.com/films.html, 22.06.2010)

Home | Articles | Events | Announcements | Groups | Gallery | Newsletter Archive | About | Legal | Contact Us